22 Ağustos 2023 Salı

HAM

Telaşın kıvılcımları nereye baksam

Arayışın adım adım hali

Burası devasa bir pazar yeri

Mutluluklar, parlayıp sönen, kokusu yayılan...

Sevmeler, kederlenmeler, hazların bin türlüsü

Bunca değen titreşimlerin arasında

Yüzüm dışa dönünce biraz yabancılayışım

İçerde geçirdiğim zamanın diliyle alakalı.

Aslında ne kadar da her şey aynı

Her şey güzel

Her şey bok

Her şey ne kadar da her şeyin içinde

Her şey zengin

Her şey boş

"Yakınlaştıkça haliyle kaçırıyor insan"

Yaklaştıkça ilginçleşiyor

Ah patlayan sabunlu balonlar

Yere his bırakıyor

Yeterince küçükse ayakların sen de kayıp düşebilirsin

Yeterince becerikliysen gideceğin yere kayarak çabucak varabilirsin

Pak! Pek! Pik! Pok

Başka çaresi olmayanların getirdiği taşlardan duvarlarımız,

İki güzel cümleyle gün yüzüne çıkan ilhamın gölgesi derken

Bir oraya bir buraya,

"Bi dur be oğlum..."lardan albümleri satma planlarımızı anlatıyoruz.

Çoğu zaman anlamıyorum,

Niyetin, art niyetin, gafletin ve adaletsizliğin bölünmezliğini

Çayırlarda bile karşınıza çıkabilir artık böylesi

Ağaçlara neler yapıyoruz bir bilseniz

Bu kadar sevdalının arasında yanması gerekenlere kundakçılar karar veremiyor

Bu kadar açın arasında kazılacak yerlere madenciler karar veremiyor

Dağı sindirip sıçabiliyorsan

Zengin olduğumuz şu günlerde

İşte gülüyorum çeşm-i siyahım

Sen bütün ışıkları daha da parlat diye geceleri buluşuyoruz.

Bunu ben fark ettiysem ve bu bir suçsa,

Hassiktir oradan memur beysi

Kardeşim demeyi tercih ederim.

Her tırtılın kozasında yazar kelebeklik hayalleri,

Bitkiler böyle okur ve fısıldar her mevsim.

Bir de

Hissedene lütuf olmuş hakkı

Hisselilerden aramızdaki mesafeler

Zamanda geriye gitme arzusu

Şanslı bedevileri unutturmuş

Biraz dursak

Milyarlarca milyonlar,

Milyonlarca binler,

Binlerce yüzler

Yüzlerce onlar

Onda birler

Bende yoklar

Yalan fısıltılar

Okşuyor varlığımızı

Ham

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder