21 Kasım 2012 Çarşamba



Açık bir yaka gibi omuzlarım
Ben sana eli kanlı pamuk şekercilerden bahsediyorum,
Eli kanlı bakirlerden
Son bir uyanış gibi bakıyorum,
Gece sanki parıldayan bir ıslık gibi kulak mememi çiziyor
Konuşuyorum seninle
Ne bekliyorsun, bunu her gece ve gündüz
Her öğlen ve akşam
Hep aç karnına ve tok karnına yapıyorum
Sana diyorum
Son kahvem gibisin;
Seni bitirmeye korkarken soğutuyorum
Üzerine düşünüyorum
Ellerin diyorum;
ellerini siktir et, ya belinde eskiziyle bir eskici geçerse
Vururum kendimi iki parmağımın arasından
dudaklarıma doğru
Okudum.
Uçamazmışız; uçmak Ankara'da bir üst geçitin ensesine bağırmakmış
Okudum.
Nefessiz yapamazmışız; sen dün öldün.
Arkadaşlarıma söylüyorum beni aramasınlar
Delikli bir iç çamaşırı gibi,
delikli bir akordeonun soluğu gibi
Gibisi fazla, bir caddenin ihtimalkar çocukları gibi
Acısı sadece iki kaşının birbirine uzanışı gibi
Bıraktım kendimi bir martının süzlüşüyle boğaza

Hangimiz, 
hangimiz biliriz dolaşırken açık bir fermuarla söylenen her şey çatalmış
ekilen her şey kadeh
yakılan her şey mübah..

  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder