I.
İkimiz aynıyız
Hep kumsallarında ayaklar izleri kalan kıyıları düşündüm
Ya da taze bir çiçeğin üstünde gezen böcekleri
Yoğurdu düşündüm mesela
Masadaki bıçağı, dolaptaki peyniri, çekirdeksiz üzümü, salamı, zeytinyağlı taze fasulyeyi
Herhalde en çokta 'Bugün çöpü attım mı?' diye düşündüm.
Kuşlar ötmese perdeyi de açmam
Bazen diyorum seni,
Senle beraber ne varsa alıp masaya dizmeli
Yürüyorum, toz kalkıyor
Bu güzel
Arada kendi kendime ritim tutuyorum
Çiçekler açsın istiyorum artık
Teyzeler gezsin sokaklarda,
Ben kendime kaçayım yine
Elime kağıdı alayım,
Altına altlığını koyayım
Sonra öyle dalayım dalların arasından sızan bir şeylere
O şeyler bazen bakınca yumuşak,
Dokununca sıcak.
Ben dediğim de, bir masa, iki sandalye
Çok değil, iki çatal, bir kaşık, biraz da...
II.
Her insan uyanır ya bazen
Öyle uyanmalara rastladım işte
Yerler bembeyaz bez kaplı
Toprağı gömmüşler birilerinin içine
Hep önüme yapraklar düşüyor
İstemiyorum.
Diyorum buralar oralar ise
İçinden geçmeli bir şeylerin
Çok rastlamalı, az tanımalı, yapışmalı sevdiğine kulak memesinden
Oturmalı
Evet evet oturmalı
Durup dururken bir sineği kemerle kovalamalı
Birisi de izlesin onu, ne olur
Ne olur bir el arabası içi boşken devrilse
Dilimi uyuşur kivi yiyen yılanın
Yılan kivi yer mi ki
Kivi yılanı severse yılan da kiviyi sever belki
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder